2 Nisan 2017 Pazar

Ben Bazen Beklerken

bir deli mavi, ben bazen beklerken, beklentiler üzer, beklentiler yaralar, kişisel blog



        Hayatın bana daha fazla ne katabileceği hakkında biraz düşünüyorum bazen. Daha ne kadar beni zorlayacağı hakkında.Sayısız şeyler geliyor aklıma. Daha kaç yaşındayım ki? Ben kimim? Dur biraz gerçek benden bahsediyorum. Neyim ben bir yazar mı? Hiç sanmıyorum, oldukça yetersizim bu konuda. Bir hemşire mi? Sanmıyorum sadece bu kişi olmak istemiyorum. Bir aşık mı? Hayır tabi ki, bu konudan hiç anlamıyorum. Bir yalancı mı? Evet bazen kendime karşı birçok yalan söyledim. Bir kitap kurdu mu? Sanmıyorum, daha fazla okuyabilirim. Aslında asıl soru ne yapmaya çalışıyorum? 

        Ben bu blogu açarken çok okunayım, paraları götüreyim diye açmadım. İnsanlığa faydalı olmak için de açmadım. Ben tüm gerçekliğim ile sizlere derdimi anlatmak istedim. Bazen oldukça fazla insan okuyup derdime ortak oldu, bazen hiç okunmadım. Yazmak eylemi ile ilgileniyorum yalnızca. Yazarak rahatlamak ve benzeri şeyler. Hep hayatımda olmalı dediğim karakterleri inşa ettim hayatıma, iç dünyama. Çokça isim unuttum ve bir sürü isim ezberledim. Ve yine unuttum...

        Birçok insan eskittim, belki kendimi bulurum diye. Kendimle kavgalar ettim. Eğer duygularım birer bedene dönüşseydi, umudum ile karamsarlığım azılı düşman olurlardı. Hayatımda 22 yılın bana kattığı tek şeydi beklemek. Beklentiler ve beklentiler...

        Ben bazen beklerken üşüdüm, küçükken sahip olmak için hayal kurduğum o kağıt paraya sahip olunca anladım ki beklenene ulaşmak meğer bir fazlasını istemeye itiyormuş insanı. Hayallerim değişti, ben değiştim, isteklerim hırsım ile karıştı ve işin içine asla hayal etmediğim kaybetme denilen olay girdi. Ben bazen beklerken kaybettim. Ailemi, evimi, işimi, hayallerimi, düşüncelerimi, geleceğimi...

        Ben bazen beklerken ağladım. Büyünce öğreniyor insan gözyaşı dökmeden de ağlanabileceğini. Ben hep sakladım ağladıklarımı, kızdıklarımı, acılarımı, hırs uğruna yenik düştüklerimi, ellerimin üşüdüğünü hep gizledim. Biraz büyüdüğünde anlıyorsun babanın elini bırakmasıyla başlıyor buzul çağ. Beklemek, gizlemekmiş aslında birçok şeyi...

        Ben bazen beklerken anladım. Küçükken cennete gidiyorlar diye kandırıldığım günlerde anladım aslında. Oyun arkadaşımı toprağa verirlerken, ortada duran topa tekme attığımda popoma yediğim ilk şaplak ile anladım büyümek de üzülmek, eksilmekmiş meğer. Elimi tutmayı bırakan babama kızmayı bıraktığım anlarda anladım ki benden geçmiş artık o topa vurmak. Ben annem bana bebek almayı bıraktığı o anlarda anladım ki kaybetmişim...

        Ben bazen beklerken öldüm. Öyle espiri falan da değil ha! Fiziksel olarak acıyı ilk hissettiğim anlarda babamın elini yakınımda göremeyince öldüm. Ben biraz nefes alınca sol yanımda oluşan o yanma hissini anladığımda öldüm. Ağır aksak adımlar atarken tek güvenimin toprağın altındaki dostumla beraber gömüldüğünü fark ettiğimden  beri ölüyüm. Ben bazen ölüyorum aslında, yalnızca beklerken...





SHARE THIS

Author:

19 yorum:

  1. Merhaba, dikkat çeken bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. mutlu bir gün dilerim :) sevgiler :)

      Sil
  2. Hayata dair bir çok şeyi beklerken öğreniyoruz galiba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söze ne denir ki. Kesinlikle katılıyorum.Guzel bir pazar günü dilerim. Sevgiler :)

      Sil
  3. ne anlamlı ne güzel yazmışsın ama yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yaa💙💙 çok mutlu ettin beni.cok öpüyorum 💙💙

      Sil
  4. Bak ben blog yazılarını yazanlardan iğneden iplik geçirmesini bekliyorum. O kadar beklentim oluyor ve genel de olmuyor. Ama sen, çok güzel yazmışsın. Yazılarını dikkatle takip ediyorum. Başarılı bulduğum tek tük kişilerden birisin umarım daha da iyileşirsin. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel söylemişsin iğneden iplik olayını. Değerli yorumun yüzümü kızarttı Samet. Ayrıca çok iyi yazdığını unutma lütfen. Sevgilerimle 💎💎

      Sil
  5. kaç kez öldüğümü bilmiyorum; ama büyüdüğümü ilk hissettiğim an babamın gidişiydi benimde, gözyaşı dökmek rahatlatır; ama sen d eben gibi gzyaşı dkmeden ağlayanlardanmışsın ve bu insana daha çok acı veriyor.Neden yazmaya başladım diye düşündüm, çok eskilerden beri hep yazarım, günlük yazardım kompozisyon yazardım türlü şeyler; ama bir gün insanlar da yorum yapsın istedim, hep ben atıp tutarken biri iyi ama o iş öyle olmuyo desin diye:)bugünlerde yazmak bile gelmiyor içimden ama, aynı senin dediğin gibi beklşiyorum, belki de farkına varmadan beklerken ölüyorum, kim bilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklemek eksilmekmiş meğer...

      Bende artık dertlerim ile baş edemeyeceğimi anladığım anda başladım yazmaya. Bazen birinin bana takma kafana düzelir demesi bile rahatlık veriyordu.

      Bu şekilde benzer yönlerimiz olduğunun farkına vardım canım benim. Gözyaşı dökmeden ağladığımızda tamam ayrıyız dedim.

      Kocaman öpüyorum canım seni. Güçlü bir kızsın bunu ben ölmek isterken yaşamayı dene demenden anlamıştım. 💎💙

      Sil
  6. Semanur. Samet oğlum haklı. Bak, o da acaip yazıyor.
    Bunlar, yani yaşadıkların içimi acıttı. Bu arada torunum senden sadece bir yaş küçük. O dört yaşında boşanmış ailenin bir kızı olarak hayatına devam edeceğini duydu, anladı. Çok akıllıydı, hâlâ da öyle. Sevdi, terk edildi. Acaba dedim bugün. Bir yerlere not alıyor mu yaşadığı şeyleri? Tam sekiz sene olur olmaz şeyleri bahane etti ağladı.
    'Çok küçüksün' gıcık bir lâftır bilirim ama gerçekten yaşına göre büyük düşünüyorsun kızım. Ve yazma yeteneğin büyük avantajın. Bazen okundum, bazen de okunmadım demişsin. Doğru yazmışsın. Zaman zaman uzaklaşanlar da olsa ki, (bugünlerde elime kalem alasım yok, depresyondayım) ben eğer birini sevdiysem asla unutmam, kontrol ederim, merak ederim nerede bir şey mi oldu diye.

    Semanur, yazmaya ve yaşamla savaşmaya devam et yavrum. Bir gün çok güçlü bir hanım olacaksın. Sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yürekli ablam benim. Senin tertemiz yüreğinden öperim.

      Insan yazmayınca başa çıkamıyor. Dokunamıyor bir başkasının yuregine. Beklemek çok yordu beni ablacım. Bazen diyorum ki akışına bırak yaşa. Ama bunun için fazla ciddi bir insanım.

      Dışarısı şuan güneşli ablacım. Çok acayip bir güneş var çünkü ısıtmıyor. Sana sıcacık güneşli bir gün dilerim. Beni yalnız bırakmıyor olman da çabası 💎❤💎💙❤

      Sil
  7. Dahs o kadar gençsin ki... hayatta acilar yasaya yasaya güçlü olmayi ögreniyoruz. Yasadigimiz hiç bir sey bosuna degil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım tecrübe ederek daha kalıcı şeyler öğreniyoruz. Cidden hicbir şey boşa değil. Çok teşekkür ederim. Çok öpüyorum. 💙💙

      Sil
  8. Yazmak benim en iyi arkadaşım :D bana o kadar iyi geliyor ki sonrasında geri dönüşlerini almak da çok mutlu ediyor yazmaya devam edin bol bol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazmak aslında benim için hem çok güzel hem de acı verici bir olay. Çok teşekkür ederim canım benim. sevgiler ☺

      Sil
  9. Yazdıklarını okurken içim biraz tuhaf oldu,hele yaşını öğrendiğimde...Dur,ne kadar da genç dedim.Taze,baharında..Duygularını böyle kaleme dökmek iyi hissettiriyorsa,okunup okunmamaya takılma,devam et....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Okunmak değil de beni anlayanlar insanlar olduğunu görünce çok mutlu oluyorum. yazmaya devam o halde ♥

      Sil
  10. Tüylerim diken diken oldu, daha önümde bir çok engeller ve neler neler var kim bilir diye düşünmeden edemedim.. Takiptesiniz iyi günler :)♥

    YanıtlaSil