← Ana Sayfaya Dön
Hesaplanıyor...
...

Sıcak Bir Taş


Öylece bıraktılar avucuma sıcak bir taş.

“Bir gün soğur,” dediler. Soğumadı.

Büyüdüm, o taşla büyüdüm, cebimde yıllarca delik açtı.
Kimse dönüp bakmadı bana, herkes kendi yüküne alıştı.
Ben de öğrendim saklamayı, avuçlarım yanarken gülmeyi.
Her sabah başka bir yalanla “İyiyim” deyip yürümeyi.

Annem hiç bilmedi mesela geceleri nasıl sustuğumu.
Kapıyı kapatıp ardımdan, kendime bile yalan kurduğumu.
“İyiyim” demek bir zanaatmış, insan zamanla öğreniyor.
Önce sesi biraz titriyor, sonra kimse anlamıyor.
Öyle ustalaşıyorsun ki, bir gün sen de inanıyorsun.

Elimde sıcak bir taş, yıllardır benimle yaşar.
Kimse almasın elimden, bir kere görmesi yeter.
Soğur sandım, soğumadı, yalnız ağırlığı kaldı.
Beni kurtarman gerekmiyor, sadece gör beni.
Bir kere gör beni.
Ne taşıdığımı gör yeter.

Bir gece bir arkadaşım aradı, gülüyordu yanlış yerinden.
“Boş ver,” dedi, “önemli değil.” Sesini duydum derinlerden.
Ben de “tamam” dedim o gece, sormadım biraz daha fazla.
Meğer bazı sessizliklerin adı yazılmazmış vedalara.
Sonra hiç aramadı bir daha.
Numarası kaldı telefonumda, birkaç eski cümle, birkaç ses.
İnsan bazen “iyiyim” derken aslında “beni duy” dermiş meğer.
O günden sonra öğrendim kelimenin altını dinlemeyi.
Gülen bir yüzün ardındaki sessizliği de görmeyi.
Çünkü ben de aynı cümleyi kaç gece söyledim kim bilir:
“İyiyim.”

Şimdi otuz bir yaşındayım, elimde hâlâ aynı taş.
Artık yakmıyor.
Artık sıcak değil.
Sadece ağır.
Kimseye vermedim onu, veremezdim zaten.
Çünkü herkesin cebinde başka bir taş vardı.
Başka bir delik.
Başka bir gece.
Başka bir “iyiyim”.
Ve herkes biraz eksik dönüyordu evine.

Ama bir şey öğrendim bu taşla yaşamaktan:
Her ağırlık paylaşılmaz.
Her yara kapanmaz.
Her insan kurtarılmaz.
Bazen yalnızca görülmek ister insan.
Çünkü görülmek...Bazen hafiflemeye en yakın şeydir.

Elimde hâlâ bir taş var, artık saklamıyorum ama.
Benden alma, çözme beni, yanımda durman yeter bana.

Soğur sandım, soğumadı, ben onunla yaşamayı öğrendim.
Beni kurtarman gerekmiyor, sadece gör beni.
Bir kere gör beni, susarken de duy beni.
Elimde ne var gör yeter.
Ben bu yüzden anlatıyorum, yükümü sana vermek için değil.
Sadece bir kere olsun biri dönüp baksın diye.
Bir kere... Gör beni.

Kimse bana sormadı, “Taşıyabilir misin?” diye.
Ben de yıllarca kimseye sormadım.
Şimdi soruyorum: Sen ne taşıyorsun?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yeni yazıları kaçırma ♡

Her yeni yazıda sana bir şeyler fısıldamak istiyorum.

Spam yok. · follow.it ile güvenli abonelik